Rusya-İran Jeopolitik Ortaklığı

(27.12.2016)
 

 

Sabir ASKEROĞLU

 

1990’ların ortalarında Rusya Batı merkezli dış politikasını terk etmiş, ABD’nin hegemonyasını sorgulayan “çok kutuplu dünya” konseptini benimsemiştir. Rusya’nın ABD hegemonyasına meydan okuması, ABD’nin dış politikasından endişe duyan ya da politikalarının hedefi haline gelen diğer ülkelerin de desteğini almıştır. Bu durum Rusya ile söz konusu ülkeler arasında işbirliğini geliştrmesinin önünü açmıştır. Rusya’nın “Batı’ya alternatif dış politika” yaklaşımına İslam Dünyasıyla ilişkilerin geliştirilmesi de dahildi. İran bunun için önemli bir ülkeydi.

Batı yaptırımlarına maruz kalan İran’ın Rusya’yla işbirliği yapması ulusal çıkarlarıyla örtüşüyordu. İran’ın Batı tarafından daha fazla sıkıştırılmasını Rusya engellenirken, Rusya’nın Orta Doğu’ya açılmasına  ise İran olanak tanıyordu. Rusya-İran jeopolitik ortaklık çok sayıdaki stratejik alanlarda kendisi göstermiştir. İran’ın nükleer programında Rusya’nın katkısı büyük olmuştur. İran’a karşı uygulanan yaptırımlar bu işbirliğine engel olmadığı gibi, Rusya’nın İran üzerindeki nüfuzunu da artırmıştır.

İran’a karşı uygulanan yaptırımların kaldırılasıyla bu işbirliği devam etti. Kasım 2014’te Rusya ile İran arasında yapılan anlaşmayla, Rusya, İran’ın “Buşehr” nükleer santralinin 4 reaktörünün inşa etmesini, faaliyet gösteren nükleer santrallerinin ömrü bitene kadar, bu santrallere nükleer yakıtlarını temin etmeyi üstlendi. Ayrıca İran’da işletilmiş nükleer yakıtların yeniden işlenmesi ve depolaması, nükleer programı çerçevesinde uzmanların eğitilmesi Rusya’ya bırakıldı.

Daha önce Rusya bir taraftan nükleer silahların yayılmasını önlenmesinden sorumlu devletlerden biriyken ve İran’a karşı kararların bazılarını desteklemek zorunda kalırken, diğer taraftan İran’ın nükleer santralleri için uranyum sağlamaktaydı. İran’la yapılan Nükleer Anlaşmayla Rusya böyle bir ikilemden kurtulmuş oldu.

Anlaşmanın yapılması için önemli arabuluculuk rolünü yürüten Rusya, anlaşmanın imzalanmasında da önemli rol oynamıştır. Rusya’nın bu politikası Batı tarafından tekrar Büyük Güçlerden biri olarak kabul görmesini için önemli bir gelişmeydi. Rusya uluslararası güvenlik sorunlarını çözen ülkelerden biri olurken, İran uluslararası izolasyondan kurtulmuş oluyordu.

1990’lı yıllarda Hazar Denizi statüsü ve bu bölgedeki enerji kaynaklarının paylaşımları konusunda fikir ayrılıkları 2000’lerden sonra gündemden düşmüştür. 2002’den sınra “Büyük Enerji Gücü” olma stratejisini izleyer ve “Doğalgaz OPEC”i kurman isteyen Rusya için İran, önemli bir ülke konumuna gelecektir.

İran ayrıca Orta Doğu’da güç dengesinin sağlanması için önemli bir ülkedir. Bir taraftan nükleer silahlardan arınmış İran, hem Türkiye’yi dengeleme, hem de Suudi Arabistan’ı dengeleme niteliğine sahipti. Bunun yanında İran, Rusya için ABD’nin “tek kutuplu dünya düzenine”  karşı “çok kutuplu dünya” konseptinin hayata geçirilmesinde önemli rol oynuyor. Suriye kriziyle beraber Rusya-İran ortaklığı Orta Doğu’da ABD etkisinin zayıflatılması büyük etkisi olmuştur. ABD’nin “büyük savaşlara girişmeme” stratejisi bir anlamda Rusya’yı olduğu kadar İran’ı da cesaretlendirmiştir. İran’ın bölgede ABD müttefiklerine karşı yürüttüğü mücadele aynı zamanda Rusya’nın bu alanda etkisinin artmasına neden oldu. Suriye’de Rus-İran ortaklığının  Şam rejiminin ayakta kalmasında, Suriye hükumet güçlerinin ilerlemesinde ve IŞİD’e karşı savaşta önemli katkısı olmuştur.

Suriye savaşında İran kendi ulusal çıkarlarını savunuyor olsa da, İran’ın Şam rejimi için yaptığı ekonomik, siyasi ve askeri destekler Rusya için de büyük öneme sahipti. Bunun karşılığında Rusya barış görüşmelerinde İran’ın da yer alması için çabalamaktadır.

Rusya, İran üzerinden Irak’la da ilişkilerini önemli düzeye çıkarmıştır. Bağdat Hükümeti Rusya, İran ve Suriye’nin oluşturdukları IŞİD’e karşı koalisyonda yer alıyor. Yemen iç savaşında İran Şii Husilere doğrudan destek verirken Rusya Husilere karşı olası BM GK kararlarını önleme misyonunu üstlenmekteydi.

Rusya’nın İran’la yürüttüğü jeopolitik ortaklık İsrail'i de yakından ilgilendirmektedir. İran’ın güçlenmesinden rahatsız olan İsrail, bazı silahların İran’a verilmemesi için Moskova’yla görüşmeler yapması Rusya’nın Akdeniz'deki etkisini artırmaktadır. İsrail’i Rusya’yla ilişkilerini iyi tutmasını sağlayan diğer bir konu ise İran’ın uydusu olan Lübnan Hizbullah’ıdır. Rus silahlarını ne İran ne de Suriye aracılığıyla Hizbullah'ın eline geçmemesi İsrail için önemli bir konudur.

İran’ın Rusya için Orta Doğu’da hareket alanı açması, Rusya’nın İran için Avrasya’da hareket alanı açmasını sağlayacaktır.