Kırgız Cumhurbaşkanı Sooronbay Ceenbekov’un Türkiye Ziyaretinin Önemi

(10.03.2018)
 
 
Dr. Öğr. Üyesi Serdar YILMAZ
Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi
Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü
 

Sovyetler Birliği’nin dağılmasının hemen öncesinde başlayan Kırgızistan-Türkiye ilişkileri, Türkiye’nin Kırgızistan’ın bağımsızlığını tanıyan ilk ülke olması ve akabinde 21 Ocak 1992’de dönemin Cumhurbaşkanı Askar Akayev’in Türkiye ziyareti ile diplomatik olarak başlamıştır. Karşılıklı elçiliklerin açılmasıyla devam eden ilişkiler gerek cumhurbaşkanlarının ikili görüşmeleri gerekse Türk Dili Konuşan Devlet Başkanları Zirveleri ile sürmüştür. Bu ilişkilerin neticesinde ekonomi, kültür, eğitim, iletişim, askeri ve ulaştırma alanlarında 100’den fazla ikili antlaşma imzalanmıştır. Akayev’in 2005 yılında iktidarı Lale Devrimi sonucunda bırakmasıyla birlikte Kurmanbek Bakiyev ülkenin yeni lideri olmuştur. Ancak özellikle yolsuzluk, kayırmacılık ve Akayev dönemi sorunların devam etmesi neticesinde 2010 yılında bir halk ayaklanması olmuş ve Bakiyev ülkeyi terk etmek zorunda kalmıştır. Muhalefet liderlerinden Roza Otunbayeva’nın 3 Temmuz 2010’da geçici hükümet kurduğu Kazakistan, parlamenter sisteme ağırlık veren yeni bir düzen kurmak istemiştir. Geçici hükümetin ardından 1 Aralık 2011 tarihinde yapılan cumhurbaşkanlığı seçimini %62,7 oy oranı ile kazanan Almazbek Atambayev, Türkiye ile ilişkilere siyasi, ekonomik ve kurumsal açıdan bakmış ve iki ülke arasında kurulan Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi’nin mimarlarından birisi olmuştur. Atambayev, Türkiye’yi Rusya ve Çin’den sonra Kırgız dış politikasının üçüncü önemli aktörü olarak görmek istemiştir.

 

İki ülke arasındaki tarihi bağlar, dil ve din birlikteliği ilk dönemlerde ikili ilişkilerin dinamosu gibiydi. Zamanla gelişen ilişkiler ağı, ekonomik kalkınma, ulusal ve bölgesel çıkarlardaki farklılıklar ve iki ülkenin öncelikleri konusunda yaşanan ayrışmalar özellikle 15 Temmuz başarısız askeri darbesinden sonra Kırgızistan-Türkiye siyasi ilişkilerinin gerilmesine ve duraklamasına neden olmuştur. 15 Temmuz darbe girişiminden sonra Türkiye’nin Kırgızistan’dan temel beklentisi 15 Temmuz darbe girişiminin faili olan Gülen Cemaatine (FETÖ) bağlı liselerin kapatılması isteğiydi. O dönemin Cumhurbaşkanı Atambayev, bu okulların kesinlikle kapatılmayacağını, Türkiye’nin kendilerinden böyle bir talepte bulunmasının “absürd” olduğunu açıklayarak ekonomik olmasa da iki ülke arasındaki gönül ilişkilerinin gerilemesine neden oldu. Ancak burada olayı sadece 15 Temmuz başarısız FETÖ darbe girişimine bağlamamak gerekir. Zira iki ülke arasındaki ilişkilerin soğumasına neden olan ilk olay 24 Kasım 2015 tarihinde Türkiye’nin angajman kuralları gereği Rus savaş uçağını düşürmesi karşısında Atambayev’in yaptığı açıklamalar olmuştur. Atambayev, olaydan hemen sonra Türkiye’nin Rus uçağını düşürmesinin yanlış olduğunu ve Türkiye’nin hata yaptığını söylemiş ve Türk hükümetinin kendisine darıldığını belirtmiştir. Atambayev’in hem uçak meselesindeki sözleri hem de Türk liselerinin kapatılması talebine “herkes kendi işine baksın” demesi karşılıklı siyasi ilişkilerde dargınlık yaşanmasına sebebiyet vermiştir. Dolayısıyla Kırgızistan Cumhurbaşkanı Sooronbay Ceenbekov’un Rusya sonrası ikinci resmi ziyaretinin Türkiye’ye yapıyor olması bu dargınlığı ortadan kaldıracaktır. Çünkü Türkiye, Atambayev’in Rus uçağının düşürülmesi konusunda kullandığı “hata” kelimesinin ne kadar doğru olduğunu Rusya’da resmi özür dileyerek kabul etmiştir. Ayrıca Türkiye, Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu’nun “FETÖ Kırgızistan’da darbe yapabilir” sözlerine Atambayev’in “absürd” demesini de unutmuştur ve Ceenbekov ile özellikle ekonomik ilişkileri geliştirmeye de hazırdır. Bilhassa ekonomik anlamda dememin nedeni; iki ülke arasındaki ticaret hacmi istenilen seviyenin çok altında 2017 yılı itibariyle yaklaşık 490 milyon dolar civarında olmasındandır.

 

Siyasi ilişkiler her zaman kırılgan bir özellik taşır ama devletleri ayakta tutan ekonomik ilişkileridir. Bu nedenle Ceenbekov’un Türkiye ziyareti, Kırgızistan’ın iki ülke arasındaki önce ekonomik sonra siyasi ilişkileri derinleştirmek ve genişletmek için hazır ve istekli olduğunun bir göstergesidir. Türkiye, Ceenbekov’un bu heyecanına ortak olacak ve ilişkileri derinleştirecektir. Ceenbekov’un heyecanı Türkiye’nin samimi karşılamasıyla birleşince iki ülke arasındaki buzlar eriyecek ve karşılıklı ziyaretler ile ilişkiler eski seviyesinden de ileriye gidecektir. Kırgız Cumhurbaşkanı Türkiye’ye sadece siyasi ve ekonomik ilişkileri canlandırmak ve buzları eritmek için gelmemiştir. Aynı zamanda iki ülke arasındaki kültürel ilişkilerde bir canlanma yaratmak için de ziyarette bulunmuştur. TÜRKSOY, TİKA, İslam İşbirliği Teşkilatı, Türk Konseyi ve TÜRKPA çerçevesinde ikili ilişkilerde stratejik bir ortaklık ve derinlik amaçlanmaktadır. Yıllardır düşük düzeylerde devam eden ticaret hacmi geliştirilmek istenmektedir. Sonuç olarak Atambayev’in son döneminde oluşan kırgınlık ve dargınlık Ceenbekov ile son bulacak ve iki ülke yüksek yoğunluklu istişare ve toplantılar vesilesiyle ilişkilerini mevcut seviyenin üstüne çıkaracaklardır. Ceenbekov’un Türkiye’yi iyi bir dost ve güvenilir bir ortak olarak görmesi yoğun bir siyasi diyaloğun kurulacağı anlamına gelmektedir.