"K.K.T.C. küreselleşme sürecine entegre olabilir”

(28.11.2011)

KKTC Yatırım Danışma Konseyi’nin ikinci toplantısı Girne’de gerçekleştirildi. Toplantının açılışında konuşan TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu, “Diplomatik tanınmada yaşanan sorunlar, kendinizi dünyaya ekonomik ilerlemeyle tanıtmanızın önünde hiçbir zaman engel olamaz. KKTC, pekâlâ küreselleşme sürecine entegre olabilir ve dünyadaki krizlere rağmen dünyayla daha sağlam köprüler kurabilir” dedi.​
 
Yatırım Danışma Konseyi’ni geçen yıl Ekim ayında kurduklarını belirten TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu, KKTC ekonomisi için çok hayırlı bir girişim başlattıklarını söyledi. 

Kıbrıs Türklerinin hissedeceği her rahatsızlığın kendilerini de rahatsız edeceğini ifade eden Hisarcıklıoğlu, bu ziyaretinde gördüğü olumlu havanın kendisini mutlu ettiğini belirtti. 

Yatırım Danışma Konseyi ile ortaya koydukları iradenin Kıbrıs’ın geleceği için hayati bir önem arz ettiğini vurgulayan TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu, “Bugün dünyanın içinde bulunduğu kritik durum gözetildiğinde, hiçbir ülkenin kapalı ve korumacı bir ekonomi olma lüksünün olmadığını görmek zorundayız. 

Geleceğe yönelik ortak vizyon geliştirmek ve işbirliğini sürekli kılan mekanizmalar kurmak artık her zamankinden daha önemli bir hal aldı. Bu yüzden, Kıbrıs’ın maruz kaldığı izolasyonların olumsuz etkilerine rağmen, KKTC’nin serbest ticaretle dünyaya açılmasının ve uluslararası yatırımlarla dünyayı KKTC’ye getirmenin yollarının bulunduğunu bilmeliyiz.

Dahası, bu yolları aramalıyız ve bu yolları inşa etme konusunda üzerimize düşen görevleri acilen yerine getirmeliyiz” dedi. 

“Kıbrıslı Türklerin bizim yaptığımız hatalardan ders çıkarma şansı var”

Kıbrıs Türk toplumunun huzurunu bozan bütün toplumsal ve siyasal sorunları çözmenin, Ada’da herkesi mutlu edecek bir ticaret ve yatırım ortamı oluşturmaktan geçtiğini ifade eden Hisarcıklıoğlu, Yatırım Danışma Konseyi’nin öneminin burada ortaya çıktığını, Yatırım Danışma Konseyi’nde ortaya koydukları iradeyle, KKTC’nin dünyadaki gelişmiş devletlerden hiçbir eksiğinin olmadığını herkese göstermek gerektiğini söyledi.

TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu, Türkiye’de 2001’deki ağır ekonomik krizin her türlü yıpratıcı sonucunu gördüklerini belirterek, “Bununla birlikte, krizden yeniden yapılanma fırsatı üretmeyi de bildik. Hiç kolay olmadığını söylemeliyim. Sürecin doğası gereği çok sayıda zorluk ve gerginlik yaşanmıştır.  Ama sonuçta krizden güçlü çıktık. 

Şimdi Kuzey Kıbrıs’ta da benzer bir kenetlenme kapasitesinin olduğunu ben bizzat görebiliyorum. Türkiye’nin 2001 tecrübesi, Kuzey Kıbrıs’ın kendi ayakları üzerinde durabilen bir ekonomik yapıya erişmesi için önemli dersler içermektedir. Kıbrıslı Türklerin bizim yaptığımız hatalardan ders çıkarma, bizim yaptığımız doğruları da daha iyi yapma şansı vardır” dedi. 

“Kıbrıslı Türklerin öz güvenlerini yitirmemeleri gerekir”

KKTC Yatırım Ortamını İyileştirme Koordinasyon Kurulu’nu kurma zamanının geldiğini vurgulayan Hisarcıklıoğlu şunları söyledi: “Bu kurulun, Türkiye’de kazanılan tecrübe ve sağlanan ilerlemeler doğrultusunda kurulması mümkündür.  Biz kapsamlı bir reform programını en iyi şekilde uygulamanın yolunun YOİKK bünyesindeki kurumsallaşmadan geçtiğini gördük. 

Burada da ihtiyaç duyulan reform gündeminin,  YOİKK gibi rasyonel bir yapı içerisinde ele alabilmeliyiz. YOİKK yatırım ortamının paydaşları olan, yatırımcı ve devleti bir araya getiriyor. Sorunlar ortaya konuluyor birlikte çözüm yolları bulunuyor. 

Toplumunuzda muazzam bir potansiyel olduğunu bilmelisiniz. Eğitimli, dünyayı tanıyan, yabancı dillere hakim, bağımsızlığına düşkün, mücadeleci bir toplum olarak Kıbrıslı Türklerin kendi geleceklerini belirleme konusunda öz güvenlerini yitirmemeleri gerekir. Tarihinizden duyduğunuz gururu geleceğe yönelik bir umuda dönüştürebilirsiniz”. 

“KKTC, küreselleşme sürecine entegre olabilir”

Ada’da yapılması gereken çok şey olduğuna dikkat çeken TOBB Başkanı, “Bazı sektörlerde ve alanlarda Türkiye’den daha avantajlı olduğunuzu da unutmayınız. Diplomatik tanınmada yaşanan sorunlar, kendinizi dünyaya ekonomik ilerlemeyle tanıtmanızın önünde hiçbir zaman engel olamaz. KKTC, pekâlâ küreselleşme sürecine entegre olabilir ve dünyadaki krizlere rağmen dünyayla daha sağlam köprüler kurabilir” dedi. 

“Dünyaya uyum sağlama çabasından kaçınmak, içe kapanmak, rüzgardan korunmaya çalışıp gücünü kullanmamak bir toplumun kendi kendini tutsak etmesi demektir” diyen Hisarcıklıoğlu sözlerini şöyle sürdürdü: “Türkiye’de de Gümrük Birliği’nin sanayiyi yok edeceği korkusunu tecrübe ettik. O günlerde “Sanayimiz dayanamaz” diyenlerin karşısında durduk. Kazanan Türkiye oldu. Sanayimizi yurt sathına yayıldı. Türkiye İtalya ile Çin arasındaki en büyük üretim merkezi haline geldi.  

Türkiye ile KKTC arasında daha yakın, daha etkili ekonomik bağlar kurmak,  Kıbrıslı Türklerin dünyayla bütünleşmesine katkı sağlayacaktır. Diğer taraftan, 1995 yılından beri Türkiye ile Avrupa Birliği arasında var olan Karma İstişare Komitesi örneğini, Türkiye ile KKTC arasında da kurmak için çalışıyoruz. Biz, Türkiye’de toplumun değişik sosyal ve ekonomik kesimlerini bir araya getirmede Karma İstişare Komitesi modelinden çok yararlandık. Yararlanmaya da devam ediyoruz. 

Benzer bir yapıyı Türkiye ve KKTC’deki örgütlü sivil toplumu temsil eden bütün tarafları bir araya getirerek oluşturmaya çalışıyoruz.  Bu yapı, Kuzey Kıbrıs’taki ekonomik reform programlarının uygulanması için gerekli uzlaşmanın sağlanmasında önemli fonksiyonu yerine getirebilecektir”. 

 “Herkes değişim istiyor”

Nisan ayındaki ortak toplantıda, toplumun her kesiminin Kuzey Kıbrıs’ta ekonomik reforma ihtiyaç olduğunun bilincinde olduğunu gördüklerini söyleyen TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu, “Herkes değişim istiyor. Değişim istediği, aslında uzlaşmazlıkları aşıp ortak akla ulaşmanın en önemli aşamasıdır.  KKTC bu aşamaya gelmiş durumdadır.

Artık reform talebini kurumsallaştırma vaktidir. Yatırım Danışma Konseyi ve YOİKK yapılanması bu süreci ortak akla dayanarak yönetmenin en sağlam araçlarıdır. Bu yapılanmaya gidildiği takdirde, yeni 2013-2015 protokolünün de yüksek mutabakatla kabul edileceğini beklemek gerekir” dedi.

“Kuzey Kıbrıs’ın daha da zenginleşmesi için çalışmalıyız”

Kıbrıs Türkleri ağır ve haksız bir izolasyonla karşı karşıya diyen Hisarcıklıoğlu şunları söyledi: “Ada’da sorunun çözümü yönünde 24 Nisan 2004 tarihinde ortaya konulan irade, adeta cezalandırılmaktadır. Biz, Kıbrıs Türklerinin ekonomik gücünü geliştirerek ayakta kalacaklarına inanıyoruz. Bunun için de, hep birlikte, Kuzey Kıbrıs’ın daha da zenginleşmesi için çalışmalıyız. Daha fazla yatırım için yatırımın önündeki sorunları ortadan kaldırmalıyız”.
 
Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay

Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay da, yatırım ve ticaretin önündeki tüm engellerin kaldırılmasından yana olduklarını belirterek, Türkiye-de gelinen aşamanın, kamu, özel sektör ve sosyal kesimlerin (sendikalar) birbirlerine çok güvenmesiyle sağlandığını vurguladı. 

Yatırım Danışma Konseyinin, KKTC-ye daha fazla yatırım yapılması ve yatırım engellerinin kaldırılması amacıyla bir yıl önce kurulduğunu anımsatan Atalay, Türkiye-den gelen hükümet kesiminin, özel sektör ve bürokratların bu toplantıyı çok önemsediğini ifade etti. Atalay, 'Bugünkü toplantı dikenleri olan bir toplantı. Açık konuşmazsak başarılı olamayız' dedi. 

Türkiye-de şu anda kalkınmayı sağlayan 3 kesim bulunduğunu, bunların kamu, özel sektör ve sosyal kesimler (sendikalar ve diğer sivil toplum örgütleri) olduğunu belirten Atalay, kalkınmanın bu 3 kesimin birbirine çok güvenmesi sayesinde başarıldığını anlattı. 

Atalay, şu anda Türkiye-de büyük bir uyum bulunduğunu ifade ederek, sendikaların tabii ki üyelerinin hakları için mücadele edeceklerini, özel sektörün bürokrasiden talepleri olacağını, ancak tüm bu kesimlerin bir araya gelmeyi başarabilmeleri gerektiğini kaydetti. Atalay, tüm bu kesimlerin -Türkiye-yi nasıl güçlendiririz- diye düşündüklerini belirtti.

Yatırım Danışma Konseyi toplantılarının verimli olacağına inandığını söyleyen Atalay, ticaret ve yatırımın önündeki tüm engellerin kaldırılmasından yana olduklarını ifade etti. 

Atalay, Türkiye’nin, kriz gelmeden proaktif şekilde çözüm üretebilen bir ülke olduğunu vurguladı. Kıbrıs konusuna da değinen Atalay, Türkiye’nin sorunları güç kullanımından kaçınarak, siyasi diyalogla çözmekten yana olduğunu söyledi. 

Kıbrıs müzakerelerinin, iki tarafın memnun olacağı bir şekilde uzlaşmayla sonuçlanmasından yana olduklarını belirten Atalay, Kıbrıs müzakerelerinin verimli sonuçlanmasını en fazla destekleyenin kendileri olduğunu vurguladı. 

Rekabet gücünün artırılmasının önemine işaret eden Atalay, 'Türkiye-KKTC dimdik ayaktadır. KKTC, daha yüksek bir katma değerle, yatırımcı için daha kolay iş yapılır bir ülke haline gelmeli' dedi. 

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, KKTC'de ilk kara sondajını Gazimağosa'da yapacaklarını dile getirdi. Yıldız, "Bunun üzerinde zannedersem iki ay içerisinde çalışma tamamlanır ve biz sondaja başlamış oluruz." şeklinde konuştu.

Sondaj çalışmalarını garantisinin olmayacağını göz önünde bulundurmak gerektiğinin altını çizen Yıldız, "Çıkarttık, bulduk gibi ifadelerin hiç bir geçerliliğinin olmadığını şimdiden söyleyebilirim. Son derece ciddi bir iş yapıyoruz. Sondaj tamamlandıktan sonra kamuoyuyla yeniden bu tür platformlarda bu bilgi paylaşılır; ama başlandı, gaz geldi petrol gitti gibi cümlelerin bu çalışmalar sonuçlanıncaya kadar da herhangi bir geçerliliğinin olmadığını da söylemeliyiz." ifadelerini kullandı. Çalışma yapılacak kuyuların hem doğalgaz hem de petrol amaçlı olacağını aktaran Yıldız, "Denizde açacağımız kuyular için de aslında bu bilgi önem taşıyacak. Yerin jeoloji açısından Gazimağosa'da yapacağımız çalışmalar, deniz aramalarımız içinde önemli bir katkı sağlayacağına inanıyoruz." dedi.

 
KKTC Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu

KKTC Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu da, enerji ve yatırımlarla ilgili iki önemli olayın gerçekleştiği bugünün KKTC için önemli bir gün olduğunu söyledi.

Eroğlu, dünyanın gündeminde önemli yer eden enerjinin KKTC’nin de gündeminde olduğunu kaydetti.
Uzun yıllar süren mücadelenin ardından kendi devletini kuran Kıbrıs Türkü’nün bugün ekonomik kalkınma seferberliği içinde olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Eroğlu, fert başına düşen gelirin 14 bin dolara yükseldiği bugünlerde KKTC’nin başladığı noktadan çok ileride olduğunu belirtti.

Kıbrıs Türkü’nün devletine sahip çıkması gerektiğini kaydeden Eroğlu, müzakere masasında bugün var olan Kıbrıs gerçeklerine sahip çıkılmaması halinde başarı elde etmenin mümkün olmayacağını söyledi.

Eroğlu, çok yol alınmasına rağmen yeniden yapılanmanın ve bu amaçla hazırlanan programın uygulanmasının şart olduğunu belirterek, bunu yaparken bazı tepkilerle karşılaşılmasının da normal olduğunu kaydetti. Eroğlu, ortaya çıkan ekonomik sorunları aşmak için tedbirin de şart olduğunu belirtti.

Cumhurbaşkanı Eroğlu, KKTC’nin ambargo ve izolasyonlar altında olduğuna işaret ederek, tüm olumsuzluklara rağmen ekonomik faaliyetlerin sürdürülmesi ve Anavatan’ın deneyiminden yararlanmak gerektiğini söyledi.

Eroğlu, “Ekonomik programı uygulamak şarttır. Muhalefete rağmen ülkenin iyiliği için şart olan program, diyalog yöntemi tükendikten sonra uygulanmalı” dedi.

KKTC Başbakanı İrsen Küçük

KKTC Başbakanı İrsen Küçük de konuşmasına başlarken, ikincisi yapılan yıllık toplantının başarılı geçmesi ve iş çevrelerine hayırlı olması temennisinde bulundu.

Bu toplantının ülkeyi daha güzel günlere taşıyacağına inanç belirten Küçük, tanınmamışlık ve izolasyonlardan dolayı ülkenin istenilen düzeye ulaşmadığını, ancak bölgede yaşanan ekonomik krizlere bakıldığında çok iyi bir noktada olunduğunu belirtti.

Küçük, devletin yeniden yapılandırılması ve sürdürülebilir kalkınmanın hedefler arasında olduğuna işaret ederek, bu toplantının bu amaç doğrultusunda atılan önemli bir adım olduğunu söyledi.

Başbakan, ekonomideki gerilemenin, 2010’da kararlılıkla alınan tedbirler sonucunda ilerlemeye dönüştürüldüğünü ve bütçe açıklarının da kontrol altına alındığını belirtti.

2011’de yüzde 4 oranında büyüme beklediklerini kaydeden Küçük, 2012 - 2013 döneminde de denk bütçe yakalamayı hedeflediklerini söyledi.

Küçük, kamuda reform çalışmalarının devam ettiğini kaydederek, mevzuatın iyileştirilmesine dönük AB uyum yasalarının ise büyük oranda hazırlandığını belirtti.

Yatırımların teşvik edilmesi amacıyla kurulan YAGA’nın çalışmalarına devam ettiğini kaydeden Küçük, bugün imzalanacak yatırımların geliştirilmesine dönük anlaşmanın da önemli bir adım olacağını söyledi.

Küçük, maliyetin yükselmesine neden olan enerji ve su gibi girdilerin ucuzlatılması ve süreklilik arz etmesi yönündeki çalışmaların da sürdürüldüğünü belirtti.

Başbakan Küçük, tüm dünyada ekonomik kriz yaşanırken ekonomik atılımlar içinde olan Anavatan Türkiye’nin elde ettiği başarıyı KKTC’ye aktarmak istemesinin en büyük şans olduğunu kaydederek, Türkiye’ye şükranlarını sundu.