Erzurum’da İki Devlet Tek Millet Buluşması

(05.12.2011)


Aziziye Belediyesi’nin ev sahipliğinde, Avrasya Ekonomik İlişkiler Derneği ve Avrasya Sivil Toplum İşbirliği Derneği tarafından düzenlenen ’’Bağımsızlığının 20. Yılında Azerbaycan-Türkiye İlişkileri’’ konulu uluslararası sempozyum, Atatürk Üniversitesi Oditoryumu'nda gerçekleştirildi.

Sempozyuma, Avrasya Ekonomik İlişkiler Derneği Başkanı Hikmet Eren, Avrasya Sivil Toplum İşbirliği Derneği Başkan Yrd. Kutluhan Yazıcı, Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Küçükler, Azerbaycan Ankara Büyükelçisi Faig Bagırov, AK Parti Gümüşhane Milletvekili Feramuz Üstün, AK Parti Erzurum Milletvekili Muhyettin Aksak, AK Parti Adana Milletvekili Prof. Dr. Necdet Ünüvar, AK Parti İstanbul Milletvekili Dr. İsmail Safi, AK Parti Ankara Milletvekili ve Parti Genel Sekreteri Haluk İpek,  Azerbaycan Milli Meclisi Milletvekili Ganire Paşayeva, Azerbaycan Milli Meclisi Milletvekili Prof. Dr. Nizami Caferov’un yanı sıra Türkiye ve Azerbaycan'dan çok sayıda bilim adamı ve akademisyen katıldı.  Sempozyum, üç farklı oturum halinde gerçekleştirildi. Sempozyuma katılan akademisyen ve siyasetçiler, Türkiye-Azerbaycan ilişkilerinin güçlü olmasının bütün Türk dünyasının ortak umudu olduğunu dile getirdiler.

"KÜRESELLEŞEN DÜNYADA GÜÇ OLUYORUZ"
Sempozyumun açılış konuşmasını yapan Avrasya Ekonomik İlişkiler Derneği Başkanı Hikmet Eren de dost ve kardeş ülke Azerbaycan'ın özgürlüğünün 20. yıldönümünü kutlamanın heyecan ve mutluluğunu yaşadıklarını söyledi. Eren, ortak tarihi ve kültürel değerlere sahip Azerbaycan ve Türkiye Türklerinin birlik ve beraberliğinin dünyada gıpta ile izlendiğini ifade etti.

Dünya'da, Türkiye ile birlikte 7 Türk devleti, 13 özerk cumhuriyet, 50'ye yakın Türk topluluğu ve 300 milyon nüfusuyla Türk dünyasının küreselleşen dünyada büyük bir güç oluşturduğuna vurgu yapan Eren, "300 milyon nüfusuyla büyük Türk dünyası, hegemonyalaşan dünyada sağlam adımlarla ilerlemeye devam ediyor. Birbirleriyle stratejik güçler halinde birleşen küresel güçlere karşı, Türk dünyası etkin ve samimi bir güç oluşturmakta. Çıktığımız bu yol bütünleşmesine giden yol. Güçlü, zengin, hoş görülü ve müreffeh bir Türk dünyası bütün hayalimiz." diye konuştu.

"YARDIMIMIZA İLK AZERİ KARDAŞLARIMIZ KOŞTU"
AK Parti Adana Milletvekili Necdet Ünüvar ise ulusal kurtuluş savaşında Azerbaycan'ın Türkiye'ye maddi ve manevi yardımda bulunduğunu hatırlattı. Ünüvar, Van depreminde Türkiye'nin yardımına koşan ilk ülkenin de dost ve kardeş Azerbaycan olduğuna dikkat çekerek, "Van depreminde ülkemizden izin almadan yardımımıza koşan ilk ülke, dost ve kardeş Azerbaycan oldu. 3 uçak dolusu kurtarma ekibi ile yardımımıza koşan Azerbaycan, izin almadan yardımımıza koşmuştur. Kendilerine şükranlarımı sunuyorum." şeklinde konuştu.

"KİMSENİN ARAMIZA NİFAK SOKMALARINA İZİN VERMEYECEĞİZ"
Azerbaycan Milli Meclisi Milletvekili Ganire Paşayeva, konuşmasında, Türkiye ile Azerbaycan'ın arasını açmak isteyen odaklar bulunduğunu ifade etti. Paşayeva, Türkiye ve Azerbaycan'ın dost ve kardeş iki devlet olduğunu dile getirerek, "Türkiye ile Azerbaycan arasında problem yoktur. Biz bir aileyiz, aile içindeki fertler arasında fikir ayrılığı olabilir, bu da normaldir. Azerbaycan, Türkiye aleyhine yer almaz. Bunu herkes bilmeli, kardeş Türk milleti de Azerbaycan aleyhinde yer almaz. Kardeşliğimizi ve dostluğumuzu geliştirmeliyiz. Kimsenin bizi ayırmasına, aramıza nifak sokmalarına izin vermeyeceğiz. Türkiye- Azerbaycan ilişkilerinin gelişmesini istemeyenler, isteyenlerden çoktur. Türkiye ve Azerbaycan ne kadar güçlenirse, kardeş Türk devletleri de o kadar güçlenir. Dünyadaki bütün Türk devletlerinin, milletlerinin gözleri Türkiye ve Azerbaycan'ın üzerinde. Çünkü biz iki devlet olarak bütün Türk dünyasının umuduyuz." dedi.

SEYİDOV’UN İSMİ EBEDİLEŞECEK
Aziziye Belediye Başkanı Fatih Cengiz ise Erzurum'un 1914 Rus işgali sırasında Bakü Hayırseverler Cemiyeti Başkanı Seyidov'un Erzurum'da Ermenilere karşı mücadale ederken şehit düştüğünü anlattı. Cengiz, vefa adına Seyidov'un isminin ve aziz hatırasının yaşatılması amacıyla ilçe merkezindeki park ya da bir caddeye Şehit Seyidov'un adının verileceğini dile getirdi.

’’AZERBAYCAN'IN SONSUZA KADAR DEVAM ETMESİNİ TÜM GÖNLÜMLE DİLİYORUM’’
AK Parti Genel Sekreteri Haluk İpek de gençlere seslenerek, kendi gençlik yıllarında Azerbaycan'ın bağımsızlığına kavuşmasını arzu ettiğini söyledi. İpek, ''Biz sizin yaşlarınızdayken Azerbaycan'ın bağımsız olması ve onun kendi bağımsız bayrağı altında milletler coğrafyası ve camiası içinde yer alması için mücadele eden ve o inanç uğruna enerjisini sağlayan bir ekolden geldik. O gün bizden daha yaşlı insanlar vardı. Ben onlarla yan yana o mücadeleyi yürüttüm. Yaşları bizden ileriydi. 50 yaşında insanlar vardı. Onlar bugünleri göremediler. Biz bağımsızlığı gördük. Bağımsızlıktan sonra o mücadeleyi gördük. O mücadeleden sonra Azerbaycan'ın gelişimini gördük. Ve bugün 20. yılını kutluyoruz. Daha nice 20. yıllara. Azerbaycan'ın sonsuza kadar devam etmesini tüm gönlümle diliyorum'' diye konuştu.

İpek, ABD'nin Ankara Büyükelçisi ile yaptığı görüşmeyi anımsatarak, şöyle konuştu: ''Geçenlerde Amerika'nın Ankara Büyükelçisi gelmişti. Birçok konuyla ilgili sohbet ederken Ermeni meselesini de konuştuk. Ona şunu söyledim. Dedim ki, 'Tarihte gerçekleşen olaylarla ilgili biz bütün arşivlerimizi açtık. Erzurum'da gerçekleşen bütün olaylarla ilgili arşivlerimizi de açtık. Fakat diğer ülkeler Ermenistan ve Fransa da dahil olmak üzere hiçbiri arşivleri açmıyor'. Tarihte gerçekleşen olayları değerlendirmek tarihçilerin işidir. Bugün gerçekleşen olayları çözüme kavuşturmak ise siyasilerin, siyasetçilerin işidir.''

''Bundan 16-17 yıl önce Ermeniler Hocalı'da katliam yapmışlardır'' diyen AK Parti Genel Sekreteri İpek, sözlerini şöyle sürdürdü: ''Tahminen 680 çocuk, yaşlı ve genç, onları katletmişlerdir. Silahsız insanları katletmişlerdir. Bu ölümlerden sonra 1 milyon insanın topraklarından sürülmesine yol açmışlardır. O insanları, o topraklardan kovaladıktan sonra onların yaşadığı coğrafyayı da işgal etmişlerdir. Siyasetçinin görevi bugünkü problemleri çözmektir. O yüzden geçmişte Erzurum, Ermenilerin bugün Hocalı'da yapmış olduğu katliamları yaşamış bir şehirdir. En acıyı yaşamış şehirdir. Ama Erzurum çok kuvvetli şekilde şehrini savunmuş, o katliamlara karşı direncini ortaya koymuştur. Bugün eğer Türkiye'nin sınırları, Doğu sınırları şu an ki mevcut yerindeyse bunu tüm kalbimle ve gönlümle söylüyorum, bunda en büyük pay Erzurum'un şu andaki coğrafi konumudur. Bugün her Erzurumlu Azeri halkının Hocalı'da yaşadığı katliamı en iyi hisseden bir şehrin halkıdır.''

Ermenistan'ın Azerbaycan topraklarını işgal ettiğini anımsatan İpek, ''Ermenistan Azerbaycan'ın toprak bütünlüğünü ihlal etmiş, onun yüzde 20 toprağını işgal etmiş ve işgali devam ettirmektedir. Birleşmiş Milletler, Ermenistan'a işgalci gözüyle bakmaktadır. Türkiye Ermeni kapısını, Ermenistan Karabağ'ı haksız olarak işgal ettiği için kapatmıştır. İşgal sürdüğü sürece o kapı hiçbir şekilde açılmayacaktır'' diye konuştu.

İpek, Azerbaycan ve Türkiye ilişkilerinin güçlü olması gerektiğini de ifade ederek, şöyle dedi: ''Şöyle bir haritaya baktığınız zaman Ermenistan'dan İran'a kadar uzanan şöyle dil gibi bir uzantı var. Orası Zenzegur bölgesi. Zenzegur ve şu andaki Erivan, Erivan Hanlığına ait bu topraklar kadim Azeri topraklarıdır. Şu anda Ermenistan topraklarında bulunan bütün tarihi eserler Ermeniler tarafından yok edilmekte ve yıkılmaktadır. O Zengezur bölgesindeki tarihi eserler de yıkılmaktadır. Neden? Çünkü Türkiye, Azerbaycan'ın batıya açılan Türkmenistan'ın, Özbekistan'ın ve Kazakistan'ın batıya açılan bir penceresidir.''

İpek, Türk Cumhuriyetlerinin stratejik öneme sahip olduğunu anımsatarak, sözlerini şöyle tamamladı: ''Bütün Türk Cumhuriyetlerinin bağımsızlığını ilan edeceği sırada bir kısım Avrupalılar endişeye kapılmışlardır. 'Eğer Türkiye ile Azerbaycan, Özbekistan, Türkmenistan, Kazakistan, Kırgızistan, Tacikistan tüm bunlar eğer büyük bir ekonomik işbirliği içerisine girerlerse bu büyük güçle nasıl baş ederiz' diye telaşa kapılmışlardır. Geçmişte Stalin'in Zenzegur üzerinden Ermenistan topraklarını İran'a kadar uzatırken gütmüş olduğu bu strateji, bugün de bir kısım batılı devletler tarafından güdülmektedir. Herkes Türk dünyasının bütünleşmesinden korkmaktadır. Bunun için Karabağ problemine bütün dünya sağır kalmaktadır. Bir devletin yüzde 20 toprağı işgal edilmiştir. Ama batı sessizdir, duyarsızdır. Bunun sebebi bu güç birliğinin dünyayı şekillendirecek olmasıdır. O yüzden bunu her gencin çok iyi bir şekilde, çok bilinçli bir şekilde bilmesi gerekmektedir.''

Azerbaycan Milli Meclisi Milletvekili Prof. Dr. Nizami Caferov da Türkiye ve Azerbaycan arasındaki sosyo-ekonomik, kültürel ve siyasi ilişkilerin güçlenerek devam ettiğini söyledi.