Kafkas Dağlarının Hürriyet Güneşi; Şeyh Şamil

Kafkas Kartalı Şeyh Şamil, vefatının 152. yıldönümünde saygı ve rahmetle anılıyor. 35 sene süren Kafkasya-Rusya savaşlarında Rus ordularını yıldıran Kafkas halk kahramanı Şeyh Şamil vefatının ardından yıllar geçmesine rağmen unutulmuyor.

KAFKAS KARTALI ŞEYH ŞAMİL

Dağıstan’ın Gimri köyünde 1797 yılında dünyaya gelen Şeyh Şamil, babası Avarlar Muhammed, annesi Avar beylerinden Pir Budak’ın kızı Bahu Mesedu’dunun çocuğu olarak dünyaya geldi. Doğduğunda kendisine dedesi Ali’nin adı verilen ancak sürekli hastalandığı için adının değiştirilmesinin çözüm olacağına dair geleneksel inançlardan dolayı ailesi adını Şamil olarak değiştirdi.

Şamil, arkadaşları ile eğitim için Irak’a gidip alim Mevlana Halid-i Şehrezori’den tefsir, hadis, fıkıh, tasavvuf gibi dini ilimler ile edebiyat, tarih ve fen bilgilerini öğrendi. Şehrezori, talebesi Şamil’e halifelik de vererek, onu Kafkasya‘ya gönderdi.

Bugün Çarlık Rusyası’na karşı verdiği mücadeleden dolayı Türkiye’de “Kafkas Kartalı” olarak bilinen Kuzey Kafkasya halklarının siyasi ve dini önderi Şeyh Şamil’in vefat yıl dönümü. Şamil, Rusların Kafkasya’daki Müslümanları esaret altına almak için uğraştığı bir dönemde Kafkasya’nın özgürlüğü için mücadele verdi.

35 YILLIK MÜCADELE

Kuzey Kafkasya Müslümanlarının 18. yüzyılın sonlarında başlattıkları, Rusların “Müridizm”, Kafkasya Müslümanlarının ise “Gazavat” adını verdikleri direniş hareketi, liderleri İmam Mansur’un ölümünden sonra uzun yıllar lidersiz kaldı. Nakşibendi-Halidi Şeyhi İsmail Şirvani’ye bağlanarak hilafet aldıktan sonra 1823’te Dağıstan’a dönen Şeyh Şamil’in arkadaşı Molla Muhammed, 1829’da Gazavat hareketinin liderliğine seçildi. Ruslar, Dağıstan’da direniş hareketinin sona erdiğini düşündüğü sırada, Şeyh Şamil, Avar uleması ve ileri gelenleri tarafından imam olarak belirlendi.

ÇARLIK RUSYASI’NA KARŞI MÜCADELE İLE GEÇEN HAYATI

Kafkasya’daki halklar Şamil’i imam seçerek, düzenli bir ordu kurulmasını sağladı. Şeyh Şamil, imam seçildiği 1834’ten 1859 yılına kadar, Rusya’nın askeri gücünün ezici çokluğu ve imkanlara rağmen kurduğu düzenli orduyla uzun süre önemli bir mücadele ortaya koydu. Şamil, yaklaşık 35 yılık bir mücadele dönemini geride bıraktı. Şamil, mücadele verdiği dönemde Kafkasya halklarını kontrol altına almak isteyen Ruslara büyük kayıplar verdirdi.

Şeyh Şamil, Dağıstan’da kendi varlığını güçlendirmeye çalıştı. Çeçenistan’da yeni bir güç haline gelen Hacı Taşov ve Kibid (Kebed) Muhammed ile bir anlaşma yaparak, Dağıstan ve Çeçenistan’da hakimiyetini güçlendirdi. Şeyh Şamil, 1842 yılında Çeçenistan ve Dağıstan’ın tek hakimi oldu. Şamil 1844 yılı başlarında Kuzey Dağıstan’ın kesin hakimi durumunda idi. Çar I. Nikola, 30 Aralık 1843’te General Neidhardt’a gönderdiği emirnamede Şamil’in bütün ordularının dağıtılmasını istediğini, bazı destekçilerinin kazanılması için 45 bin ruble gönderildiğini belirtti. Fakat Avaristan’a yönelik Rus askeri harekatı, Şamil’in güçlü savunması karşısında başarılı olamadı. Sonunda General Neidhardt görevinden alındı ve yerine Prens Vorontsov, Kafkas Orduları Başkumandanı ve Kafkas Genel Valisi olarak tayin edildi.

KIRIM SAVAŞI SIRASINDA BÖLGEDE AKTİF MÜCADELE VERDİ

1846’nın Nisan ayında Şeyh Şamil, Kabartay bölgesi üzerinden batıdaki Çerkeslerle birleşip Kafkasya’nın birliğini sağlamak amacıyla direniş başlattı ve kısmen başarılı oldu. Kırım Savaşı’nın patlak verdiği Ekim 1853’e kadar, Kafkasya’da genellikle sükunet hakim oldu.

Kafkasya’da ve özellikle Dağıstan’da Rus askeri yığınağını sekteye uğratacak faaliyetler başlattı. Tiflis’e ulaşmak isteyen Şamil’in Güney Kafkasya’daki bu eylemlerinin amacı, muhtemel bir Osmanlı-Rus savaşına karşı Rusların bölgede askeri yığınak yapmasını önlemek idi.

4 Ekim 1853’te Kırım Savaşı’nın başlaması, Osmanlı Devleti’nin Kafkasya ile daha yakından ilgilenmesini zorunlu hale getirdi. Sultan Abdülmecid 9 Ekim 1853’te Şeyh Şamil’e bir ferman yollayarak, onu Ruslara karşı cihada çağırdı. Bu çağrıya 13 Aralık 1853’te cevap veren Şeyh Şamil, Tiflis üzerine bir askeri harekata girişilirse Rusların Kafkaslar’dan çıkarılabileceğini bildirdi ancak bu teklif Osmanlı Devleti’nce kabul görmedi. Osmanlı Devleti, Mayıs 1854’te, Dağıstanlı Halil Bey’in teklifiyle Şeyh Şamil’e Dağıstan Serdar-ı Ekrem’i unvanını verdi. Tiflis’e karşı askeri bir harekat yapılması konusunda ısrarlı olan Şamil, Temmuz 1854’te Gürcistan’ın Kaheti bölgesine girdi. Şeyh Şamil, bütün gayretlerine rağmen Osmanlı ordusunun Tiflis’e doğru hareket etmesini sağlayamadı ve karargahı Dargiye’ye çekildi.

ŞAMİL’İN SONA EREN DİRENİŞİ

Paris Antlaşması 30 Mart 1856’da imzalandıktan sonra Rusya’nın Prens Baryatinsky’yi yeniden Kafkas Orduları Başkumandanlığı ve Kafkas Genel Valiliğine tayin etmesi, Kafkasya’nın ve dolayısıyla Şeyh Şamil’in kaderini belirleyen en önemli hadise oldu.

Prens Baryatinsky, Kafkasya’daki kuvvetlerini beş gruba ayırarak her birinin başına bir kumandan tayin etti. Haziran 1857’de saldırıya geçmeye başlayan Ruslara karşı direniş gösterilmiş olsa da Şeyh Şamil, 6 Eylül 1859’da teslim olmak zorunda kaldı.

Prens Baryatinsky’nin karargahına getirilen Şeyh Şamil, ertesi gün Temirhanşura’ya, oradan Saint Petersburg’a, ardından Kaluga’ya götürüldü.

1869’da kendi isteğiyle Kıyiv’e gönderilen Şeyh Şamil, Rusların izniyle hacca gitmek için 31 Mayıs 1869’da İstanbul’a geldi. 15 Ağustos 1869’da Sultan Abdülaziz tarafından Dolmabahçe Sarayı’nda kabul edildi, 7 ay kendisine ayrılan köşkte oturdu. Sultan Abdülaziz, Şeyh Şamil’e ve aile fertlerine maaş bağlattı. Hacdan sonra İstanbul’a dönmesi beklendiği için Zarif Paşa Konağı kendisine tahsis edildi. 25 Ocak’ta İstanbul’dan ayrılan Şeyh Şamil, hac görevini ifa etmesinin ardından 4 Şubat 1871’de Medine’de vefat etti. Şeyh Şamil, Medine’deki Cennetü’l-Baki’ye defnedildi.

Son Yazılar